Turunç Ne Zaman Yenir? Giriş: Zamanın ve Meyvenin İçsel İlişkisi Bazen, sabah kahvaltısında turuncun ekşiliği dilinizi yakaladığında, bir soru aklınıza düşer: “Bu meyve tam zamanında mı?” Her anın bir zamanı vardır, değil mi? Güneş doğar, kuşlar uçar, ağaçlar meyve verir ve insanlar da bazen kendi zamanlarını bulurlar. Zaman, her şeyin bir yeri ve zamanı olduğu bir düzen gibi gelir. Ama ya meyveler? O zamanın ne olduğunu kim belirler? Hangi meyve ne zaman yenmelidir? Turunç, bu soruyu en iyi şekilde ortaya koyan bir meyvedir. Ekşi, tatlı, yoğun bir aroması olan turuncu ne zaman yemeliyiz? Günün hangi saatinde, hangi ruh hâlinde olmalıyız?…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Dyson Orijinal Mi, Değil Mi? Bir Felsefi Mercekten Bakış Bir sabah, yeni aldığınız bir ürünle ilgili ilk şaşkınlık anınızı hatırlayın. Her şeyin düzgün olduğunu düşünürken, bir noktada şüpheler belirmeye başlar: Bu gerçekten orijinal mi? Gerçekten güvenli mi? Ne kadarını biliyoruz, gerçekten ne kadarını anlamış oluyoruz? Bu türden bir sorgulama, yalnızca bir nesnenin gerçekliğiyle ilgili değil, aynı zamanda insanlık, bilgi ve değerler üzerine derin sorular sormamıza neden olur. Bugün, modern yaşamda karşımıza çıkan en yaygın ikilemlerden biriyle yüzleşiyoruz: “Gerçek” bir Dyson süpürgesi, orijinal mi değil mi? Peki, bir şeyin “orijinal” olduğunu nasıl bilebiliriz? Felsefi açıdan bakıldığında, bu basit soru aslında epistemolojik,…
Yorum BırakMehmet Tevfik Atatürk’ün Siyasal Düşüncelerine Etkisi: Güç, Toplum ve İktidar Üzerine Bir Analiz Güç ilişkileri, toplumsal düzenin temel yapı taşlarıdır. Bir toplumda devletin ve kurumların yapısı, iktidarın ne şekilde meşruiyet kazandığı ve yurttaşların katılımı, o toplumun siyasal ve sosyal geleceğini belirleyen unsurlardır. Özellikle 20. yüzyılda, devletin yapısı ve toplumun egemenliği üzerine yapılan tartışmaların merkezinde, halkın özgürlükleri ile devletin otoritesinin sınırları bulunur. Bu bağlamda, Atatürk’ün siyasal düşünceleri, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde şekillenen toplumsal dinamiklerden modern Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atarken, dönemin en önemli ideolojik ve kurumsal yapılarından etkilenmiş, ancak kendi özgün bakış açılarıyla bu yapıları dönüştürmüştür. İktidarın Meşruiyeti: Atatürk ve Devletin Gücü…
Yorum BırakKetenpere Sonunda Ne Oldu? Edebiyat Perspektifinden Bir Çözümleme Kelimeler, yalnızca anlam taşıyan araçlar değil; duyguları, düşünceleri, sırları ve hayalleri açığa çıkaran büyülü araçlardır. Her bir hikâye, bir anlatıcının dilinden dökülen bir evrenin izlerini taşır. Bir metni okurken, bir karakterin duygularına, bir olayın derinliklerine sürükleniriz. Anlatılar, insan ruhunun karmaşıklığını ve toplumların içsel çelişkilerini açığa çıkarırken, bazen sembollerle, bazen ise karakterlerin içsel çatışmalarıyla yol alır. Edebiyat, sadece kelimelerle yapılan bir oyun değil, aynı zamanda insan deneyimini dönüştüren bir sanattır. Bugün, “Ketenpere sonunda ne oldu?” sorusunu edebiyat perspektifinden ele alacağız. Bu basit sorudan, anlatı tekniklerinin, sembollerin ve metinler arası ilişkilerin yardımıyla, bir metnin…
Yorum BırakBayılıp Düşmek Neden Olur? Tarihsel Bir Perspektif Geçmişi anlamak, sadece tarih kitaplarını okumaktan ibaret değildir; aslında geçmişin izlerini günümüzde de görebiliriz. Zaman zaman yaşadığımız toplumsal olaylar, tıbbi gelişmeler ve kültürel dönüşümler, geçmişin bir yankısı olarak karşımıza çıkar. Birçok hastalık ya da psikolojik durum, tarihsel bağlamda farklı şekillerde yorumlanmış, ancak zamanla toplumsal ve bilimsel değişimlerle birlikte anlayışımız da evrilmiştir. Peki, bayılmak –ya da daha halk arasında ifade edilen şekliyle “düşmek”– tarihi bir olay olarak ne anlama gelir? Bu yazıda, bayılma ya da düşme olayını tarihsel bir çerçevede inceleyecek, insanlık tarihindeki farklı dönemlerde nasıl algılandığını, toplumsal yapıları nasıl etkilediğini ve bununla ilgili…
Yorum BırakYahudiler Cennete Girecek Mi? Dini İnançlar, Adalet ve Çelişkiler Üzerine Cesur Bir Tartışma Bu soruyu sormak cesur bir hareket mi? Belki. Ama bence tam da bu tarz soruları sormak, düşünmek ve tartışmak gerekiyor. Çünkü dini inançlar, toplumu şekillendiren en önemli dinamiklerden biri. “Yahudiler cennete girecek mi?” sorusu, dinlerin kendi içinde barındırdığı çelişkilerin bir yansımasıdır. Kendi görüşümü net bir şekilde belirtmek gerekirse, böyle bir soru aslında toplumu birbirine daha çok bağlamaktan çok, onları ayıran bir zihin oyunu. Hem dinî dogmaların, hem de bu dogmaların dışındaki sosyal gerçeklerin analiz edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bir yanda sevdiğim yanlar var, bir yanda ise oldukça zayıf…
Yorum Bırakİllet Nedir Fıkıhta? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Edebiyat, insanlığın en eski ve en güçlü anlatı biçimlerinden biri olarak, kelimelerin derinliğine inme ve duygusal gerçeklikleri yansıtma yeteneğiyle tarihin her döneminde varlığını sürdürmüştür. Her kelime bir taşıyıcı, her cümle bir evreni yaratır. Bu evrenlerde hem sembollerle hem de anlatı teknikleriyle şekillenen hikayeler, insan deneyiminin derinliklerine inmeye olanak tanır. Peki, bir kelime ya da bir terim, yalnızca dilsel bir anlam taşır mı, yoksa bu anlamın ötesinde kültürel ve sosyal bir ağırlığı var mıdır? Edebiyat, işte bu soruların peşinden sürüklerken, fıkıh gibi geleneksel bir alana nasıl dokunur? İllet, fıkıhta genellikle bir hastalık, sakatlık ya…
Yorum BırakSabahları Kahve Yerine Ne İçmeli? Toplumsal Bir Perspektif Sabahın erken saatleri, birçok insan için güne başlamak adına hayati bir dönüm noktasıdır. Birçoğumuz için bu an, yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal ve toplumsal bir geçişi de simgeler. Günün ilk saati, bir çay ya da kahveyle başlayarak başlamak, modern toplumda yaygın bir alışkanlık haline gelmiştir. Kahve, yalnızca bir içecek değil; aynı zamanda bir kültür, bir ritüel, hatta toplumsal bir kimlik meselesidir. Ancak bu içecek seçimi, aslında çok daha derin bir soruyu gündeme getiriyor: Sabahları kahve yerine ne içmeli? Bu yazıda, kahvenin toplumsal yapılarla ve bireylerin günlük rutinleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu, toplumsal…
Yorum BırakMHC Ne İşe Yarar? Felsefi Bir İnceleme Bazen, bir şeyin ne kadar karmaşık olduğunu kavrayabilmek için, onu anlamaya başlamadan önce, aslında neyi anlamaya çalıştığımıza dair daha derin bir soruya ihtiyaç duyarız. Bir insanın bağışıklık sisteminin nasıl çalıştığını anlamak, onun yalnızca biyolojik bir varlık değil, aynı zamanda çevresiyle, doğayla etkileşimde bulunan bir bütün olduğunu fark etmek demek olabilir. MHC (Major Histocompatibility Complex) veya “Büyük Histokompatibilite Kompleksi”, tıpkı bir kişinin kimliği gibi, o kişinin bağışıklık sisteminin etkileşimde bulunduğu dış dünyayı nasıl tanıdığını ve bunun doğrultusunda ne tür kararlar verdiğini belirleyen bir sistemdir. Ancak MHC’yi anlamak, sadece biyolojik bir açıklama değil, aynı zamanda…
Yorum BırakBiryani Yemeği Nereye Ait? Bir Mutfak Yolculuğu Biryani, baharatlı pilavın ve lezzetli etin muazzam bir birleşimi olarak dünya çapında bilinen bir yemek. Ancak, bu yemek sadece karışımından ibaret değil; her bir lokması bir tarih, kültür ve göç hikâyesi taşıyor. Peki, Biryani tam olarak hangi coğrafyanın mutfağına ait? Hindistan mı, Pakistan mı, yoksa daha uzak bir kökeni mi var? Bu soruyu her zaman kafamızda tutarken, onu her yediğimizde bir anlamda bir keşif yapıyoruz. Biryani’nin Köklerine Yolculuk Biryani’nin kesin kökeni, çok sayıda kültürel etkileşimin ve tarihi olayın birleşiminden doğmuş bir sırrı barındırıyor. Bazı tarihçiler, Biryani’nin Hindistan’ın kuzeyine dayandığını öne sürerken, diğerleri Pakistan…
Yorum Bırak